Her şey bir hayalle başlar.

Ne kadar düşünür ve istersen o kadar kazanırsın.

Hayal et, inan, harekete geç, çalış ve sabret.

Başaramayanlar geri dönenler oluyor hep...

İnsan hayalleriyle yaşar.

Ben de hayallerimle hayat buluyorum; yaşama sevincim de onlardan geliyor.

Mesleğimi ben seçmedim. Çoğu genç gibi ben de üniversite seçimimi ailemin yönlendirmesiyle yaptım. Benden iki yıl önce kuzenim eczacılığı kazanmıştı. Oysa ailemizin hayali, çocuklardan birinin doktor olmasıydı. Kuzenim yanlış(!) bir tercih yapmıştı… Aslında o da doktor olmak için çıkmıştı yola.
Ama hayatın başka planları vardı.

Sıra bana gelmişti.

Ailede sadece kız çocukları okumuştu, erkek çocuklardan hiçbiri üniversiteye gidememişti. Bu yüzden üzerimde ciddi bir beklenti vardı. Kuzen doktorluğu kaçırmıştı; benim kazanmam adeta bir zorunluluktu.

O dönemde İstanbul dışına kazansan da üniversiteye pek gönderilmezdi. Açıkçası bugün bile bazı kesimlerde bu düşüncenin devam ettiğini görüyorum. Benim için net olan şuydu: Tıp fakültesi dışında İstanbul dışına çıkamazdım.

Bu yüzden tercihlerime önce tıp fakültelerini, ardından bir arkadaşımın ısrarıyla Endüstri Mühendisliğini yazdım.

Sonuçlar açıklandığında büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü Endüstri Mühendisliğini kazanmıştım.

İlginçtir, beni doktor olmaya yönlendiren ailem bu sonuca çok sevinmişti.

Aslında annemin hayali başkaydı… Yıldız Yokuşu’ndan elinde “T” cetveliyle çıkan gençlere hayran olur ve “Çocuklarımdan biri burada okusa…” dermiş.

Ve o hayal bana nasip oldu.

Yıldız Üniversitesi Endüstri Mühendisliğini kazandım. İlk zamanlar okula biraz isteksiz gittim. Çünkü zihnime bir kez “tıp” fikri yerleşmişti.

Bir kez daha denemek istedim. Ama yeterince çalışamadım. Ve tıp yine olmadı.

Yıllar geçti…

Bugün dönüp baktığımda, mühendis olduğum için büyük bir mutluluk duyuyorum. Meğerse hayat benim için doğru seçimi çoktan yapmış.

İşimi seviyorum.

Mezun olduğum gün, önümde 20 yıllık bir hayal vardı. O hayalleri gerçekleştirdim. Şimdi ise yeni hayallerim var ve onlar için yola çıktım.

İnsan, arkasında kalıcı ve değerli şeyler bırakmak ister.

Ben de eşimin önerisiyle, bu düşünceden yola çıkarak yaklaşık 20 yıllık iş deneyimimi paylaşmaya karar vermiştim. Şirketlerde yaşadığım, önemli olduğunu düşündüğüm tecrübeleri; “etkin bir sistem kurmak” isteyen sizlerle adım adım paylaşmak için yazmaya başlayıp "adım adım sistem kurma" isimli ilk kitabımı yayınlamıştım.

Sonrasında beklenmedik bir anda ikinci kitaba başlamış "adım adım bütçe hazırlama" kitabımı da yayınlamıştım. 

Bundan sonrası için de bu kitaplardaki konulardan derlediğim yazılarımı paylaşmak üzere sizlerleyim. 

© 2026 Fadime AKBAŞ - Tüm Hakları Saklıdır. 

AI Website Maker